Buzulda Yeşeren Bozkır: Saha Türklerinin Ulu Atası Elley Bootur
Tarih sadece yazılı belgelerden ibaret değildir; bazen bir şamanın davulunda, bazen kopuzun telinde, bazen de eksi elli derecede buz tutmuş bir coğrafyada yakılan kımız ateşinde yaşar. Türk dünyasının en kuzey ucunda, Sibirya’nın dondurucu soğuğunda yaşayan Saha (Yakut) Türkleri için tarih, Ulu Ata "Elley Bootur" ile başlar. O; sadece bir şahıs değil, güneyin sıcak bozkırlarından kopup gelen Türk mayasının, dünyanın en sert ikliminde nasıl kök saldığının destansı sembolüdür.
Kuzeye, Lena Nehri'nin Kıyısına Göç
Efsanelere ve tarihi aktarımlara göre Elley Bootur, güney bozkırlarında (Baykal Gölü veya Yenisey dolaylarında) yaşanan büyük savaşlardan ve Tatar akınlarından kaçarak kuzeye doğru yola çıkan bir Türk kahramanıdır. Arkasında yanan bir vatan bırakmış olsa da, göğsünde taşıdığı hürriyet ateşiyle binlerce kilometrelik o zorlu yolu aşmış ve Lena (Ölüöne) Nehri'nin ıssız vadilerine ulaşmıştır. O, bu çetin yolculukta sadece kendi canını değil; Türk'ün at kültürünü, demirciliğini ve inancını da beraberinde taşımıştır.
Omogoy Baay ve Türk Boyunun Çoğalması
Lena kıyılarına geldiğinde, bölgeye kendisinden daha önce yerleşmiş olan zengin ve nüfuzlu Omogoy Baay ile karşılaşır. Elley, Omogoy'un yanında çalışmaya başlar. Zekâsı, çalışkanlığı ve bozkır bilgeliğiyle kısa sürede herkesin saygısını kazanır. Efsane odur ki; Omogoy Baay ona kızlarından birini eş olarak seçmesini teklif eder. Elley, gösterişli ve süslü olanı değil, sade, çalışkan ve erdemli olan kızı seçer. Bu evlilikten doğan çocuklar, bugün milyonlarca kilometrekarelik devasa bir coğrafyaya yayılan Saha (Yakut) Türklerinin boylarını oluşturacaktır. Elley Bootur, sadece bir aile değil, yepyeni bir millet inşa etmiştir.
Kımız, Ysıah Bayramı ve Gök Tanrı İnancı
Elley Bootur'u Türk dünyası için bu kadar eşsiz kılan şey, yalnızca biyolojik bir ata olması değil, kültürel bir kurucu olmasıdır. Saha efsaneleri, at sütünden yapılan kutsal "Kımız" içkisini ve yaz dönümünde kutlanan muazzam "Ysıah" (Ysyakh) bayramını kuzeye getiren kişinin Elley Bootur olduğunu söyler.
O, bu dondurucu coğrafyada ilk kez yere dokuz kazık çakmış, atalarından gördüğü gibi Gök Tanrı'ya (Ürüng Ayıı Toyon) kımız sunmuş ve güneşi selamlamıştır. Binlerce yıl önce Elley Bootur'un başlattığı bu Türk ritüeli, bugün hala Yakutistan'da her yaz on binlerce Saha Türkünün çember olup halay (Ohuohay) çekmesiyle, aynı coşkuyla kutlanmaktadır.
Buzların Silemediği Kadim Hafıza
Elley Bootur bize şunu öğretir: Türk milleti, şartlar ne kadar ağır, iklim ne kadar sert, düşman ne kadar acımasız olursa olsun yok olmaz. O, sıcak bozkırların ruhunu alıp Sibirya’nın permafrost (sürekli donmuş) topraklarına ekmiş ve o tohumdan devasa bir orman yaratmıştır.
Bugün eğer dünyanın en kuzeyinde hala "Su, Od (Ateş), At, Ana" kelimeleri yankılanıyorsa, bu Elley Bootur'un yaktığı o sönmez ateş sayesindedir. Bozkırname'nin dijital sayfaları, bu büyük destanı unutmayacak ve Ulu Ata'nın mirası, Gök Çadırı'nın altında nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir.