"Bir Kere Yükselen Bayrak, Bir Daha İnmez": Mehmet Emin Resulzade ve Hürriyet Ülküsü
Kafkasya’nın fırtınalı dağlarında, Çarlık Rusyası'nın çöküşüyle Bolşevik karanlığının yükselişi arasındaki o ince çizgide, Türk milletinin hürriyet hasretini ete kemiğe bündüren bir lider sahneye çıktı. Mehmet Emin Resulzade... O; yalnızca bir siyasetçi veya bir düşünür değil, bütün Türk-İslam aleminde tarihin akışını değiştiren bir hürriyet mimarıdır.
Üç Renkli Sancağın Taşıdığı Felsefe Resulzade'nin kurduğu devletin temel felsefesi, Ziya Gökalp ve Ali Bey Hüseyinzade gibi büyük Türkçü düşünürlerin fikirlerinden besleniyordu: "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak (Çağdaşlaşmak)."
Bugün Azerbaycan semalarında dalgalanan ve o dönemde Resulzade tarafından göklere çekilen üç renkli bayrak, işte bu kutlu felsefenin ta kendisidir. Mavi renk Türk'ün asil kanını ve milli kimliğini, yeşil renk İslam inancını, kırmızı renk ise modernleşmeyi ve çağdaş dünyayla bütünleşmeyi temsil eder. Resulzade, milletinin köklerinden kopmadan, inancını kaybetmeden modern bir devlet olarak ayakta kalabileceğini bu bayrakla tüm dünyaya ilan etmiştir.
Kızıl İşgal ve Sürgünde Sönmeyen Ateş Ne yazık ki, bu parlak Türk Cumhuriyeti'nin ömrü kısa oldu. 1920 yılında, Lenin'in emriyle Kızıl Ordu (11. Ordu) Bakü'yü işgal ettiğinde, Azerbaycan'ın o taze bağımsızlığı kanla boğuldu. Resulzade, devletinin yıkılışını izlemek zorunda kaldı ancak asla teslim olmadı. Tutuklandı, ölümden döndü ve sonunda çok sevdiği vatanından uzaklaşarak meşakkatli bir sürgün hayatına adım attı.
Polonya'dan Almanya'ya, oradan da kalbinin asıl yurdu olan Türkiye'ye uzanan bu sürgün yıllarında bir an bile durmadı. Kalemini bir kılıç gibi kullanarak Sovyet emperyalizminin iç yüzünü dünyaya anlattı, Azerbaycan İdeali etrafında teşkilatlanmaya devam etti. O, vatanından fiziksel olarak koparılmış olsa da, vatanını kendi ruhunda gittiği her yere taşıdı.
"Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!"
Tarihi Bir Vasiyetin Gerçekleşmesi Resulzade, ömrünün son demlerinde, 1955 yılında Ankara'da hayata gözlerini yumarken dudaklarında "Azerbaycan, Azerbaycan, Azerbaycan" kelimeleri vardı. O bayrak 1920'de Kızıl Ordu tarafından indirilmiş gibi görünse de, aslında Resulzade onu milyonlarca Türk'ün kalbine dikmişti.
Nitekim onun yaktığı ateş hiç sönmedi. Yıllar sonra, 1990'larda aynı topraklarda Ebulfez Elçibey o bayrağı teslim alacak ve Resulzade'nin tarihi sözünü haklı çıkararak, üç renkli sancağı bir daha inmemek üzere yeniden Bakü semalarına çekecekti. Bugün özgür ve bağımsız Azerbaycan devleti, Mehmet Emin Resulzade'nin o eğilmeyen iradesinin ve sarsılmaz Türkçülük şuurunun en büyük anıtı olarak yaşamaya devam etmektedir.